Bir davada davacı, 'yanlış yazılan doğum tarihi ve doğum yerinin düzeltilerek sigorta başlangıç tarihinin tespiti ve hizmetlerin birleştirilmesi' talebinde bulunmuştur. Mahkeme, davacının dava konusu taşınmazların ada/parsel bilgilerini verilen kesin süreye rağmen bildirmemesi üzerine 'davanın reddine' karar vermiştir. Yargıtay bu kararı onarken hangi düzeltmeyi yapmıştır ve bu düzeltmenin hukuki dayanağı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #65437

Yargıtay, mahkemenin 'davanın reddi' kararını, 'dava dilekçesinin reddi' şeklinde düzelterek onamıştır. Bu düzeltmenin hukuki dayanağı, HMK m. 119'da düzenlenen dava dilekçesinin içeriğine ilişkin zorunlu unsurlardır. HMK m. 119/1-d, 'davanın konusu ve malvarlığı haklarına ilişkin davalarda, dava konusunun değerinin' dilekçede gösterilmesi gerektiğini belirtir. Maddenin 2. fıkrası ise, bu bentteki eksikliğin tamamlanması için kesin süre verilmesini öngörmez ve bu eksikliğin varlığı halinde davanın doğrudan reddedilmesi sonucunu doğurur. Metindeki Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 2017/5289 K. sayılı kararında, davacının dava konusunu (taşınmaz bilgilerini) bildirmemesi bu kapsamda değerlendirilmiştir. 'Davanın reddi', esasa ilişkin bir karardır ve kesin hüküm (res judicata) teşkil eder; aynı konuda yeniden dava açılamaz. Oysa 'dava dilekçesinin reddi', usule ilişkin bir karardır. Davacı, eksikliği gidererek (örneğin harcı tamamlayarak veya dava konusunu netleştirerek) aynı davayı yeniden açabilir. Mahkeme, esasa girmeden, dilekçedeki bir eksiklik nedeniyle davayı sonlandırdığı için vermesi gereken karar 'dava dilekçesinin reddi'dir. 'Davanın reddi' kararı vermesi hatalıdır. Yargıtay, bu hatanın yeniden yargılamayı gerektirmediğini düşünerek, sonucu itibarıyla doğru olan kararı HMK geçici m. 3 (eski HUMK m. 438/7) uyarınca düzelterek onamıştır.