HMK m. 243/3'te tanığın telefon, faks, e-posta gibi araçlarla davet edilebileceği ancak bu durumda 'davete rağmen gelmemeye bağlanan sonuçların uygulanmayacağı' belirtilmiştir. Bu düzenlemenin pratik anlamı nedir? Mahkeme bu yolla davet ettiği ve mazeretsiz olarak gelmeyen tanık hakkında hangi işlemleri yapamaz?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #65431

Bu düzenlemenin pratik anlamı, yargılamayı hızlandırmak için gayriresmi ve daha hızlı iletişim kanallarının kullanılmasına imkan tanımak, ancak tanığın haklarını da korumaktır. HMK m. 245'e göre, usulüne uygun (yani resmi tebligatla) çağrıldığı halde mazeretsiz gelmeyen tanık hakkında uygulanacak sonuçlar; zorla getirilme, gelmemesinin sebep olduğu giderlere ve disiplin para cezasına mahkum edilmektir. HMK m. 243/3, eğer tanık resmi bir davetiye ile değil de telefon, faks, e-posta gibi daha az resmi bir yolla davet edilmişse, bu yaptırımların uygulanamayacağını hükme bağlar. Yani, mahkeme bu yolla davet ettiği ve duruşmaya gelmeyen bir tanık hakkında: 1) Zorla getirme kararı veremez. 2) Disiplin para cezasına hükmedemez. 3) Yargılama giderlerinden sorumlu tutamaz. Mahkemenin yapması gereken, eğer bu tanığın dinlenmesi hala gerekli görülüyorsa, kendisine usulüne uygun bir şekilde, tebligat kanununa göre resmi bir davetiye göndermek ve bu davetiyede gelmemenin sonuçlarını ihtar etmektir. Ancak bu resmi tebligattan sonra gelmemesi halinde HMK m. 245'teki yaptırımlar uygulanabilir.