Dava dilekçesi davalıya usulüne uygun tebliğ edilmeden veya tebliğ edilmiş olsa bile HMK m. 127'de öngörülen iki haftalık cevap süresi dolmadan, mahkemenin 'görevsizlik' veya 'yetkisizlik' gibi bir usuli nedenle davayı reddetmesi mümkün müdür? Bu durumun 'hukuki dinlenilme hakkı' ile ilişkisini Yargıtay içtihatları ışığında açıklayınız.
Hayır, mümkün değildir. Yargıtay'ın metinde yer alan 13. Hukuk Dairesi'nin 2016/144 E. ve 15. Hukuk Dairesi'nin 2017/966 E. sayılı kararlarında da istikrarlı bir şekilde vurgulandığı üzere, mahkemenin görev veya yetki gibi dava şartlarına ilişkin bir karar verebilmesi için öncelikle dilekçeler teatisi aşamasının tamamlanması gerekir. Bu, dava dilekçesinin davalıya tebliğ edilmesi ve HMK m. 127'de öngörülen iki haftalık cevap süresinin beklenmesini zorunlu kılar. Bu süreler beklenmeden karar verilmesi, HMK m. 27'de düzenlenen 'hukuki dinlenilme hakkı'nın ağır bir ihlalidir. Hukuki dinlenilme hakkı, tarafların yargılamayla ilgili bilgi sahibi olmalarını, açıklama ve ispat hakkını kullanmalarını kapsar. Davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmeden veya cevap hakkı tanınmadan davanın karara bağlanması, savunma hakkını tamamen ortadan kaldırır. HMK m. 138, mahkemenin dava şartları hakkında dosya üzerinden karar verebileceğini öngörse de, bu hüküm dilekçelerin karşılıklı verilmesi zorunluluğunu ortadan kaldırmaz. Bu kural, ancak ön inceleme aşamasına gelinmiş bir dosyada, duruşma yapmaya gerek görmeden karar verme yetkisi tanır. Dolayısıyla, cevap süresi dolmadan verilen görevsizlik veya yetkisizlik kararı, usule aykırı olup tek başına bozma sebebidir.