Davacı, murisinin ölümüne neden olan tıbbi uygulama hatası (malpraktis) iddiasıyla tazminat davası açmıştır. Davalı doktor, murise ait önceki tetkik ve tahlillerin kendisine teslim edildiğini ancak muayenehanesini kapattığı için 5 yıllık saklama süresinin dolduğunu beyan ederek belgeleri sunmamıştır. Bu durumda mahkemenin HMK m. 195 ve ispat yükü kuralları çerçevesinde nasıl bir yol izlemesi gerekir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #65397

Bu durumda mahkeme, delillerin sadece davalı doktorun uhdesinde olduğu varsayımıyla hareket etmemelidir. HMK m. 195 uyarınca, tarafların elinde olmayan delillerin ilgili üçüncü kişi ve kurumlardan getirtilmesi gerekir. Metindeki Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2016/10322 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, davacı murisinin tedavi sürecinde başvurduğu tüm hastanelerden ilgili tetkik, tahlil, film, rapor, CD ve hasta müşahede kayıtlarının mahkeme tarafından celp edilmesi gerekmektedir. Davalı doktorun belgeleri saklama süresinin dolduğu yönündeki beyanı, bu belgelerin diğer kurumlardan istenmesine engel değildir. Mahkeme, re'sen veya davacının talebi üzerine ilgili tüm sağlık kuruluşlarına müzekkere yazarak bu delilleri toplamalıdır. Tüm bu belgeler toplandıktan sonra dosya, uzman bir bilirkişi kuruluna tevdi edilmeli ve davalı doktorun bir kusuru olup olmadığı bu kapsamlı delil durumu üzerinden değerlendirilmelidir. Sadece davalının beyanına dayanarak veya eksik belgelerle karar verilmesi, 'eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme' olarak kabul edilir ve bozma nedenidir.