TCK m. 117/2'de yer alan 'çaresizliğini, kimsesizliğini ve bağlılığını sömürmek' suretiyle kişiyi çalıştırma suçunun manevi unsuru açısından, mağdurun bu koşullarda çalışmaya 'rızası' olmasının bir önemi var mıdır? Maddenin gerekçesinden hareketle bu durumu açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #65383

TCK m. 117/2'de düzenlenen suçun manevi unsuru genel kasttır. Failin, mağdurun çaresiz, kimsesiz veya kendisine bağımlı olduğunu bilmesi ve bu durumu sömürerek onu ücretsiz veya orantısız düşük bir ücretle çalıştırması veya insan onuruna aykırı koşullara tabi kılması yeterlidir. Mağdurun bu duruma 'rızası' olması, suçun oluşmasını engellemez. Maddenin gerekçesinde bu durum açıkça ifade edilmiştir: 'Maddenin ikinci fıkrasında belirtilen durumlar içinde bulunan kimseleri rızaları ile de olsa, sömürerek insan onuruna aykırı biçimde ve koşullar altında çalıştırmak suç hâline getirilmiştir.' Gerekçede ayrıca, 'Demokratik toplum kişilerin çaresizliğinin sömürülmesine dayalı bir serbest piyasa sisteminin uygulanmasıyla, elbette ki, bağdaşamaz' denilerek, bu suçla korunmak istenen hukuki yararın, kişinin insan onuruna uygun koşullarda çalışma hakkı olduğu ve bu hakkın kişinin rızasıyla dahi ortadan kaldırılamayacağı vurgulanmıştır. Dolayısıyla, mağdurun içinde bulunduğu zor koşullar nedeniyle çalışmayı kabul etmiş olması, onun iradesinin özgür bir şekilde oluşmadığı ve sömürüye maruz kaldığı gerçeğini değiştirmez. Bu nedenle, mağdurun rızası, fiili hukuka uygun hale getirmez ve failin cezai sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.