KVKK'nın 5/2-e maddesinin gerekçesinde, bir şirketin çalışanına karşı açtığı davada ispat için veri kullanması örnek verilmiştir. Bu gerekçe, bir eşin diğer eşin rızası olmadan delil 'elde etmesini' mi, yoksa hukuka uygun elde edilmiş bir veriyi davada 'kullanmasını' mı meşrulaştırmaktadır? Metindeki yazar bu konuda nasıl bir yorum yapmaktadır?
KVKK m. 5/2-e'nin gerekçesi, lafzı itibarıyla daha çok hukuka uygun olarak zaten elde bulunan bir verinin, bir hak arama sürecinde 'kullanılması' aşamasını meşrulaştırır gibi görünmektedir. Örneğin, şirketin iş sözleşmesi gereği zaten elinde tuttuğu bir çalışanın performans verisini, bir davada delil olarak 'kullanması' (mahkemeye sunması) bu kapsamdadır. Ancak, metindeki yazar bu yorumun dar olduğunu ve yeterli olmadığını savunmaktadır. Yazara göre, 'ispat olanağını sadece açık rıza ile elde edilen verilere hasretmek için yeterli gerekçe yoktur.' Yazar, KVKK m. 5/2-e'nin, sadece verinin 'kullanılması' işlemini değil, aynı zamanda 'bir hakkın tesisi, kullanılması veya korunması için zorunlu olması' şartıyla, verinin bizzat 'elde edilmesi' işlemini de hukuka uygun hale getirebileceğini savunmaktadır. Yani bu hüküm, boşanma davasında delil elde etmek amacıyla rıza dışı veri elde etme fiilinin kendisi için de bir hukuka uygunluk nedeni olabilir. Bu yorum, ispat hakkının etkin bir şekilde kullanılabilmesi için hükmün daha geniş yorumlanması gerektiği fikrine dayanmaktadır. Aksi takdirde, eşin sadakatsizliği gibi gizli yürütülen eylemlerin ispatı neredeyse imkansız hale gelecektir.