213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na (VUK) göre 'genel usulsüzlük' ve 'özel usulsüzlük' arasındaki temel farklar nelerdir? Bir fiilin hem vergi ziyaına hem de özel usulsüzlüğe neden olması durumunda, cezaların içtimaı nasıl uygulanır?
'Genel usulsüzlük' (VUK m. 352) ve 'özel usulsüzlük' (VUK m. 353, 355) arasındaki temel fark, ihlal edilen hükmün niteliği ve fiilin vergi idaresi açısından yarattığı sakıncanın derecesidir. Genel usulsüzlükler, daha çok vergi kanunlarının şekle ve usule ilişkin genel yükümlülüklerinin (defter tutma, beyanname verme vb.) ihlalidir ve birinci/ikinci derece olarak daha hafif cezalara tabidir. Özel usulsüzlükler ise, belge düzenine (fatura, sevk irsaliyesi vb. vermeme/almama), bilgi verme yükümlülüğüne ve tahsilat/ödeme usullerine ilişkin daha spesifik ve vergi matrahının tespitini doğrudan etkileyebilen, bu nedenle de daha ağır para cezaları gerektiren fiillerdir. Bir fiilin hem vergi ziyaına hem de özel usulsüzlüğe yol açması durumunda, cezaların içtimaı VUK m. 353/son fıkra uyarınca özel olarak düzenlenmiştir. Bu hükme göre, 'bu fiiller sonucunda vergi ziyaı da meydana geldiği takdirde bu ziyaın gerektirdiği vergi cezaları ayrıca kesilir ve bu madde ile 344 üncü madde hükmü arasında 336 ncı madde hükmü uygulanmaz.' Yani, bu durumda hem vergi ziyaı cezası hem de özel usulsüzlük cezası 'ayrı ayrı' ve 'tam olarak' kesilir. Aralarında bir birleştirme veya sadece ağır olanın uygulanması (VUK m. 336'daki gibi) söz konusu olmaz. Bu durum, özel usulsüzlük fiillerinin belge düzenini bozarak vergi denetimini engelleme potansiyelinin yüksek olması nedeniyle kanun koyucu tarafından özellikle ağır bir yaptırıma bağlanmıştır.