6100 sayılı HMK'nın yürürlüğe girmesiyle, 1086 sayılı Kanun dönemindeki, kamu kuruluşlarına tanınan 30 günlük farklı cevap süresi uygulamasına neden son verilmiştir? HMK m. 127'nin gerekçesinden hareketle bu değişikliğin altında yatan temel ilkeyi açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #65322

1086 sayılı Kanun döneminde kamu kuruluşlarına tanınan 30 günlük daha uzun cevap süresi uygulamasına, 6100 sayılı HMK ile son verilmiştir. Bu değişikliğin altında yatan temel ilke, HMK m. 127'nin gerekçesinde de açıkça belirtildiği gibi, 'silahların eşitliği' ve 'mahkeme önünde eşitlik' ilkesidir. Gerekçede, 'özel hukuk ilişkilerinde Devletin vatandaşı karşısında, kanun ve mahkeme önünde eşit olması ilkesi gereğince, bu maddede kamu kuruluşları açısından farklı bir süre öngörülmemiştir' denilmektedir. Modern usul hukukunun temel prensiplerinden olan silahların eşitliği, davanın taraflarına iddia ve savunmalarını ileri sürebilmeleri için eşit imkanlar tanınmasını gerektirir. Kamu kuruluşlarının özel hukuk kişisi olarak taraf olduğu bir davada, onlara sırf kamu kurumu olmaları nedeniyle daha uzun bir cevap süresi tanınması, bu eşitliği davalı kamu kurumu lehine, davacı aleyhine bozmaktaydı. HMK, bu ayrımcılığı kaldırarak tüm davalılar için standart iki haftalık bir cevap süresi öngörmüş ve taraflar arasındaki usuli dengeyi sağlamayı amaçlamıştır. İhtiyaç halinde ise, her davalı gibi kamu kurumları da HMK m. 127/1 uyarınca ek süre talebinde bulunabilir.