Anayasa Mahkemesi'nin TCK m. 53/1-b bendine ilişkin iptal kararlarının, kasten işlenen bir suçtan mahkum olan kişinin 'seçme ve seçilme ehliyeti' üzerindeki etkisi nedir? Mevcut hukuki durumda, mahkemeler bu hak yoksunluğuna hükmedebilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #65318

Anayasa Mahkemesi, 08.10.2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararıyla TCK m. 53/1-b bendinde yer alan '...ve diğer siyasi hakları kullanmaktan' ibaresini iptal etmiştir. Ayrıca, yine aynı bentte yer alan 'seçme ve seçilme ehliyetinden' yoksun bırakılma uygulamasını, Milletvekili Seçimi Kanunu gibi özel kanunlardaki düzenlemelerle birlikte değerlendirerek, hapis cezasının kanuni sonucu olarak bu hakların otomatikman ve süresiz olarak kısıtlanmasını Anayasa'ya aykırı bulmuştur. Metinde yer alan Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2016/577 sayılı kararında da belirtildiği gibi, bu iptal kararları ve ortaya çıkan yasal boşluk nedeniyle, mahkemelerin artık TCK m. 53/1-b'ye dayanarak genel bir 'seçme ve seçilme ehliyetinden yoksun bırakma' kararı vermesi hukuken dayanaksız kalmıştır. Mahkumiyetin seçilme yeterliliğine etkisi, artık TCK m. 53'e göre değil, Anayasa'nın 76. maddesi ve Milletvekili Seçimi Kanunu gibi ilgili özel kanunlardaki 'seçilme engeli' sayılan suçlar ve ceza süreleri çerçevesinde değerlendirilmektedir. Dolayısıyla, mahkemeler TCK 53. maddeyi uygularken (b) bendini kararlarından çıkarmaktadırlar.