Bir kamu görevlisinin, görevini kötüye kullanarak zimmet suçunu işlemesi ve bu suçtan dolayı hapis cezasına mahkum olması durumunda, mahkemenin TCK m. 53/1 ve TCK m. 53/5 uyarınca uygulaması gereken güvenlik tedbirleri nelerdir ve bu tedbirlerin infaz süreleri ne zaman başlar? İki fıkra arasındaki temel farkları açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #65315

Bu durumda mahkeme hem TCK m. 53/1 hem de TCK m. 53/5'i uygulamalıdır. İki fıkra arasındaki farklar ve uygulama şekli şöyledir: 1) **TCK m. 53/1 Uygulaması:** Bu fıkra, kasten işlenen suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin 'kanuni ve zorunlu' bir sonucudur. Mahkemenin ayrıca takdir hakkı yoktur. Sanık, cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, TCK m. 53/1-a bendi uyarınca 'sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden' yoksun bırakılır. Bu yoksunluk, hükmün kesinleşmesiyle başlar ve cezanın 'tamamen infaz edilmesine kadar' (bihakkın tahliye tarihine kadar) devam eder. 2) **TCK m. 53/5 Uygulaması:** Bu fıkra, TCK m. 53/1'de sayılan bir hak ve yetkinin (örneğimizde kamu görevi yetkisi) kötüye kullanılması suretiyle suç işlenmesi halinde uygulanan 'ayrıca' bir güvenlik tedbiridir. Mahkemenin bu tedbire 'karar vermesi' gerekir, kendiliğinden uygulanmaz. Mahkeme, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bir süreyle (örneğin 2 yıl hapis cezası aldıysa 1 yıldan 2 yıla kadar) bu hak ve yetkinin (kamu görevini üstlenme) kullanılmasının yasaklanmasına karar verir. Bu yasaklamanın infazı ise TCK m. 53/1'den farklı olarak, 'cezanın infazından sonra', yani bihakkın tahliye tarihinden itibaren işlemeye başlar. Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2020/12453 sayılı kararı da bu ayrımı net bir şekilde ortaya koymaktadır. Sonuç olarak, sanık önce ceza infazı süresince TCK m. 53/1 gereği, infaz bittikten sonra ise mahkemenin belirleyeceği ek süre boyunca TCK m. 53/5 gereği kamu görevi üstlenmekten yasaklanmış olacaktır.