Kavga esnasında bir kişinin, karşı gruptaki kişilere yönelik olarak 'öldürün bu Kürtleri' şeklinde bağırması eylemi, TCK m. 216/1 açısından 'halkı kin ve düşmanlığa tahrik' suçunu oluşturur mu? Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/1776 E. sayılı kararındaki 'muayyen bir gruba yönelik olma' kriterini açıklayarak cevaplayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #65313

Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/1776 E. sayılı kararında, TCK m. 216/1'de düzenlenen suçun oluşabilmesi için failin fiilinin, 'adet ve şahıs olarak muayyen olmayan toplum kesimi' üzerinde kin ve nefret duyguları oluşturmaya yönelik olması gerektiği belirtilmiştir. Somut olayda, 'öldürün bu Kürtleri' ifadesi, ilk bakışta ırka dayalı bir tahrik gibi görünse de, ifadenin söylendiği bağlam kritiktir. Yargıtay, bu ifadenin bir kavga esnasında, orada bulunan ve kimlikleri 'belirli' veya 'belirlenebilir' olan (muayyen) bir gruba karşı sarf edildiğini tespit etmiştir. Bu durumda failin kastı, soyut olarak ülkedeki tüm Kürt toplumunu değil, o an kavga ettiği ve şahıs olarak muayyen olan karşı grubu hedef almaktadır. TCK m. 216'nın koruduğu hukuki değer 'kamu barışı' olup, suçun mağduru belirsiz kişilerden oluşan halk kesimidir. Olaydaki gibi belirli kişilere yönelik ve anlık bir kavganın sıcaklığıyla söylenen sözler, kamu barışını bozmaya yönelik 'açık ve yakın bir tehlike' oluşturan genel bir tahrik niteliğinde değil, o anki kavga ve husumetle ilgili bir tehdit veya hakaret olarak değerlendirilir. Bu nedenle Yargıtay, bu tür eylemlerin TCK m. 216/1'i değil, duruma göre tehdit, hakaret veya kasten yaralamaya teşebbüs gibi suçları oluşturabileceğine, ancak TCK m. 216/1'in unsurlarının oluşmadığına karar vermiştir.