Bir boşanma davasında, taraflardan biri, diğer eşin, evlilik birliği devam ederken, ailenin ortak ihtiyaçları için değil, kendi kişisel harcamaları için aşırı derecede borçlandığını ve ailenin ekonomik geleceğini tehlikeye düşürdüğünü iddia etmektedir. Bu durum, boşanma davasında bir 'kusur' olarak değerlendirilebilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #65295

Evet, bu durum, boşanma davasında 'ekonomik şiddet' olarak nitelendirilir ve ağır bir kusur olarak değerlendirilir. TMK m. 185, eşlerin, evlilik birliğinin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıkları ile katılmakla yükümlü olduklarını belirtir. TMK m. 186 ise, eşlerin birliği birlikte yöneteceklerini düzenler. Bir eşin, diğerinin rızası ve bilgisi dışında, ailenin mali gücünü aşan, ortak ihtiyaçlarla ilgisi olmayan, tamamen kendi keyfi veya lüks harcamaları için aşırı derecede borçlanması, bu yükümlülüklerin ve evlilik birliğine karşı olan sadakat ve özen borcunun ihlali anlamına gelir. Yargıtay, bu tür davranışları, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan, diğer eş için ortak hayatı çekilmez hale getiren ve güven duygusunu yok eden ağır bir kusur olarak kabul etmektedir. Bu durum, sadece boşanma sebebi olmakla kalmaz, aynı zamanda nafaka ve tazminat taleplerinin değerlendirilmesinde, bu davranışı sergileyen eş aleyhine önemli bir delil teşkil eder.