Bir vergi mükellefi, adına kesilen bir ceza için, kanuni süresi içinde 'uzlaşma' talebinde bulunmuş, ancak uzlaşma komisyonu toplantısına mazeretsiz olarak katılmamıştır. Bu durumun hukuki sonucu nedir? Mükellef, daha sonra dava açma hakkını kullanabilir mi?
Mükellefin, usulüne uygun olarak davet edildiği uzlaşma komisyonu toplantısına, geçerli bir mazeret bildirmeksizin katılmaması, VUK Ek Madde 5 uyarınca, 'uzlaşma talebinden vazgeçmiş sayılması' sonucunu doğurur. Bu durumda, uzlaşma süreci sona erer ve idare, uzlaşma talebi hiç yapılmamış gibi işlemine devam eder. Bu durumun, mükellefin dava açma hakkına etkisi şöyledir: Uzlaşma talebinde bulunmak, dava açma süresini durdurur. Uzlaşma talebinden vazgeçilmiş sayılmasıyla birlikte, durmuş olan dava açma süresi, kaldığı yerden yeniden işlemeye başlar. Mükellef, eğer hala 30 günlük yasal dava açma süresi içinde ise, kalan süre içinde vergi mahkemesinde iptal davası açabilir. Eğer uzlaşma talebinden vazgeçilmiş sayıldığı anda, dava açma süresi dolmuş veya çok az kalmışsa, Yargıtay ve Danıştay'ın genel yorumu, mükellefin hak kaybına uğramaması için, bu durumun kendisine bildirilmesinden itibaren, makul bir süre (genellikle 15 gün olarak kabul edilir) daha dava açma hakkının bulunduğu yönündedir. Kısacası, toplantıya katılmamak, dava hakkını tamamen ortadan kaldırmaz, ancak süreci yeniden başlatır.