Bir boşanma davasında, taraflardan biri, diğer eşin kendisine ait kişisel verileri (sosyal medya yazışmaları, fotoğraflar) rızası dışında elde edip mahkemeye sunduğunu ve bu verilerin dava sonunda silinmesini talep etmektedir. Bu talebin hukuki dayanağı nedir ve mahkeme bu yönde bir karar verebilir mi?
Bu talebin hukuki dayanağı, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun (KVKK) 4. maddesinde düzenlenen 'genel ilkeler' ve 7. maddesindeki 'kişisel verilerin silinmesi, yok edilmesi veya anonim hale getirilmesi' hakkıdır. KVKK m. 4/2-ç, kişisel verilerin 'işlendikleri amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olma' ilkesine uyulmasını zorunlu kılar. Aynı maddenin (d) bendi ise, verilerin 'işlendikleri amaç için gerekli olan süre kadar muhafaza edilmesi' gerektiğini belirtir. Boşanma davasında, bir hakkın tesisi (KVKK m. 5/2-e) amacıyla, ispat için sunulan kişisel verilerin işlenme amacı, o davanın sonuçlanması ve kararın kesinleşmesiyle birlikte sona erer. Bu amaç sona erdiğinde, verilerin daha fazla muhafaza edilmesi için hukuki bir sebep kalmaz. KVKK m. 7 uyarınca, işlenmesini gerektiren sebeplerin ortadan kalkması hâlinde, ilgili kişinin talebi üzerine veya re'sen, verilerin silinmesi, yok edilmesi veya anonim hale getirilmesi zorunludur. Dolayısıyla, davalı eşin bu talebi hukuken geçerlidir. Mahkeme, boşanma kararının kesinleşmesinden sonra, dosyada bulunan ve ispat amacıyla sunulmuş olan kişisel verilerin, karşı tarafın talebi üzerine, dosyadan çıkarılmasına veya imhasına karar verebilir. Bu, kişisel verilerin korunması hakkının bir gereğidir.