Bir vergi mükellefi, VUK m. 359'daki 'sahte belge kullanma' suçundan yargılanmaktadır. Mükellef savunmasında, kullandığı faturaların sahte olduğunu bilmediğini, mal ve hizmet alımının gerçek olduğunu ve ödemeleri banka yoluyla yaptığını ileri sürmektedir. Bu savunma, suçun manevi unsuru olan 'kast' açısından nasıl bir önem taşır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #65290

Bu savunma, suçun manevi unsuru olan 'kast'ın ortadan kalktığını ispata yönelik olduğu için, davanın esası açısından hayati bir öneme sahiptir. VUK m. 359'daki suçlar, ancak 'kasten' işlenebilir. Taksirle işlenmeleri mümkün değildir. 'Sahte belge kullanma' suçunda kasıt, failin, kullandığı belgenin sahte olduğunu 'bilmesi' ve bu sahte belgeyi vergi matrahını azaltmak veya KDV indirimi gibi haksız bir avantaj sağlamak amacıyla 'istemesi'dir. Mükellefin, faturanın sahte olduğunu bilmediğini, yani bir hataya düştüğünü iddia etmesi, kastın 'bilme' unsuruna yönelik bir savunmadır. Bu savunmanın inandırıcı olup olmadığı, mahkeme tarafından somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir. Mükellefin, mal veya hizmet alımının gerçek olduğunu (sevk irsaliyeleri, teslim tesellüm belgeleri, malın stoklara girdiğine dair kayıtlar vb. ile) ve ödemeleri, ticari teamüllere uygun olarak, izi sürülebilir bir şekilde (banka havalesi, çek vb. ile) yaptığını ispatlaması, sahte olduğunu bilmediği yönündeki savunmasını güçlendirir. Eğer mahkeme, mükellefin bu konuda gerekli özeni gösterdiğine ve belgenin sahteliğini bilebilecek durumda olmadığına kanaat getirirse, suçun manevi unsuru oluşmadığı için beraat kararı verebilir.