Bir kişi, VUK m. 359'da düzenlenen 'vergi kaçakçılığı' suçundan yargılanmış ve hapis cezasına mahkum olmuştur. Bu mahkumiyetin, TCK m. 53'teki hak yoksunlukları dışında, vergi hukuku açısından, kişinin gelecekteki vergi mükellefiyetiyle ilgili herhangi bir özel sonucu var mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #65282

Evet, vardır. VUK m. 359'dan mahkumiyetin, gelecekteki vergi mükellefiyetiyle ilgili önemli sonuçları bulunmaktadır. Bunlardan en önemlileri şunlardır: 1) Uzlaşma Yasağı: VUK Ek Madde 11'e göre, VUK m. 359'da yazılı suçlardan biri ile ilgili olarak haklarında kamu davası açılanlar, bu dava devam ettiği sürece ve mahkumiyetin kesinleşmesi halinde, vergi ziyaı cezalarında 'uzlaşma' talebinde bulunamazlar. Bu, uyuşmazlığı idari yoldan çözme imkanını ortadan kaldıran çok önemli bir sonuçtur. 2) Pişmanlık ve Islah Yasağı: VUK m. 371'deki 'pişmanlık ve ıslah' kurumundan, sahte belge düzenleme veya kullanma fiillerini işleyenler, bu fiillerin işlendiğinin tespitinden önce kendileri bildirimde bulunmadıkça, yararlanamazlar. İnceleme başladıktan sonra bu yola başvurmaları mümkün değildir. 3) Riskli Mükellef Kategorisi: Vergi idaresi, VUK m. 359'dan mahkumiyeti olan mükellefleri, 'riskli mükellef' olarak kodlayabilir. Bu durum, bu mükelleflerin daha sık vergi incelemesine tabi tutulmasına, KDV iadelerinin daha detaylı incelenmesine ve işlemlerinin daha yakından takip edilmesine neden olabilir. 4) Matrah Artırımı ve Yapılandırma Yasakları: Zaman zaman çıkarılan vergi affı veya yapılandırma kanunları, genellikle VUK m. 359'dan mahkumiyeti olanları veya bu suçtan dolayı incelemesi devam edenleri, matrah artırımı gibi önemli avantajlardan yararlandırmama eğilimindedir. (Bkz. 7143 sayılı Kanun m. 5/9). Kısacası, bu mahkumiyet, kişinin sadece hürriyetini değil, gelecekteki mali ve idari hareket alanını da ciddi şekilde kısıtlar.