Bir kimse, kasten işlediği bir suçtan dolayı TCK m. 53/1-c uyarınca vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmıştır. Bu yasak, bu kişinin, kendi ergin ve ayırt etme gücüne sahip bir yakınına (örneğin, annesine) bir hukuki işlemde 'kayyım' olarak atanmasına engel teşkil eder mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #65276

Evet, engel teşkil eder. TCK m. 53/1-c'deki yasak, genel bir yasaktır ve kişinin 'vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan' yoksun bırakılacağını belirtir. Bu, hem TMK'daki vesayet (vasi atanması) durumlarını hem de kayyımlık durumlarını kapsar. Kayyımlık, belirli işleri görmek veya bir malvarlığını yönetmek için atanan bir yasal temsilcilik türüdür. Bu hizmet, güvene dayalı bir ilişkiyi gerektirir. Kasten bir suç işleyerek bu güveni sarsmış olan bir kişinin, başkasının hak ve menfaatlerini korumakla görevli olan kayyımlık gibi bir hizmeti üstlenmesi, kanun koyucu tarafından sakıncalı görülmüştür. Yasağın, kişinin kendi altsoyu (çocuğu) dışındaki kişiler için geçerli olduğu unutulmamalıdır (TCK m. 53/3'teki istisna sadece altsoy içindir). Dolayısıyla, bu kişi, annesi veya başka bir yakını için, belirli bir işi görmek üzere dahi olsa, mahkeme tarafından kayyım olarak atanamaz. Bu, mahkumiyetin kanuni bir sonucudur ve mahkemenin bu yasağı dikkate alması gerekir.