Bir boşanma davasında, taraflardan biri, diğerinin ağır hakaretlerine maruz kaldığını iddia etmekte, ancak bu iddiasını sadece kendi beyanıyla desteklemektedir. Başka bir delil (tanık, mesaj kaydı vb.) bulunmamaktadır. Mahkeme, sadece tek bir tarafın soyut iddiasına dayanarak, diğer tarafı kusurlu kabul edip boşanmaya karar verebilir mi?
Hayır, veremez. Medeni usul hukukunda temel ilke, iddia edenin iddiasını ispatla yükümlü olmasıdır (HMK m. 190). Bir tarafın, diğer taraf aleyhine ileri sürdüğü bir vakıa (burada hakaret), karşı tarafça inkâr edildiği takdirde, bu vakıanın ispatlanması gerekir. Tarafların kendi beyanları, tek başına, kendi lehlerine bir delil teşkil etmez. Eğer davacı, hakaret iddiasını, tanık beyanı, mesaj kaydı, ses kaydı, mektup gibi harici ve objektif bir delille destekleyemiyorsa, bu iddia 'ispatlanamamış' sayılır. Mahkeme, ispatlanamayan bir vakıayı, sanki gerçekleşmiş gibi kabul ederek, karşı tarafı kusurlu bulamaz ve bu vakıaya dayanarak boşanma kararı veremez. İspatlanamayan bir dava, reddedilmekle karşı karşıya kalır. Bu durum, 'iddia var, ispat yoksa; dava da yoktur' şeklindeki temel usul hukuku ilkesinin bir yansımasıdır.