Bir davada, mahkeme, tahkikatı tamamlayıp sözlü yargılama aşamasına geçmiştir. Sözlü yargılama duruşmasında, taraflardan biri, daha önce ileri sürmediği yeni bir hukuki sebep (örneğin, sözleşmenin butlanı yerine, gabin iddiası) ileri sürmüştür. Bu talep dinlenir mi? 'Vakıaların' ve 'hukuki sebeplerin' sonradan değiştirilmesi arasındaki fark nedir?
Evet, bu talep dinlenir. HMK'daki 'iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı' (HMK m. 141), tarafların dayandıkları 'vakıaları' (olayları) sonradan değiştirmelerini veya yeni vakıalar eklemelerini yasaklar. Örneğin, davacı, 'borç para verdim' vakıasına dayanıyorsa, sonradan 'aslında araba satmıştım' diyemez. Ancak, tarafların ileri sürdüğü aynı vakıalara, farklı bir 'hukuki sebep' veya 'hukuki niteleme' getirmeleri bu yasağa tabi değildir. HMK m. 33'e göre, 'Hâkim, Türk hukukunu re'sen uygular.' Bu, 'iura novit curia' (hakim hukuku kendiliğinden bilir) ilkesidir. Taraflar, vakıaları bildirmekle yükümlüdür; bu vakıalara uygun hukuk kuralını bulmak ve uygulamak ise hakimin görevidir. Dolayısıyla, bir taraf, aynı vakıalara dayanarak, daha önce ileri sürmediği yeni bir hukuki argümanı (gabin, hata, hile gibi) yargılamanın her aşamasında, hatta temyiz aşamasında dahi ileri sürebilir. Mahkeme, bu yeni hukuki nitelemeyi dikkate almak ve değerlendirmekle yükümlüdür. Kısacası, vakıalar genişletilemez, ancak hukuki sebepler ve nitelemeler her zaman ileri sürülebilir.