Bir davada, taraflardan biri, yabancı bir ülke mahkemesinden alınmış ve kesinleşmiş bir mahkeme kararını delil olarak sunmak istemektedir. Bu yabancı mahkeme kararının, Türk mahkemesinde 'delil' olarak kullanılabilmesi için, 'tanıma' veya 'tenfiz' davası açılması zorunlu mudur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #65259

Hayır, zorunlu değildir. Yabancı bir mahkeme kararının, Türkiye'de 'kesin hüküm' veya 'kesin delil' olarak kabul edilmesi (HMK m. 204) veya Türkiye'de 'icra edilebilmesi' için, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK) uyarınca, bir tanıma veya tenfiz davası açılarak, Türk mahkemesinden bir karar alınması zorunludur. Ancak, yabancı mahkeme kararının, bu nitelikleri dışında, sadece bir vakıanın ispatı için 'takdiri delil' olarak kullanılması için tanıma veya tenfiz prosedürüne gerek yoktur. Hâkim, yabancı mahkeme kararını, bir belge veya emare olarak, HMK m. 198'deki delilleri serbestçe takdir etme yetkisi kapsamında değerlendirebilir. Örneğin, yabancı bir mahkemenin, bir trafik kazasındaki kusur oranına ilişkin tespiti veya bir kişinin medeni haline ilişkin kararı, Türk mahkemesi için bağlayıcı bir kesin hüküm olmasa da, davayı aydınlatıcı, kanaat oluşturucu bir takdiri delil olarak dosyaya kabul edilebilir ve hükme etki edebilir.