Bir boşanma davasında, mahkeme, tarafların müşterek çocuğunun velayetini anneye vermiştir. Ancak, çocuğun babasıyla kişisel ilişkisinin nasıl kurulacağına dair (görüşme gün ve saatleri, tatiller, bayramlar vb.) hüküm fıkrasında hiçbir düzenleme yapmamıştır. Bu durum, hukuka uygun mudur?
Hayır, hukuka uygun değildir ve Yargıtay tarafından mutlak bir bozma nedeni olarak kabul edilir. TMK m. 182/1, 'Mahkeme boşanma veya ayrılığa karar verirken, olanak bulundukça ana ve babayı dinledikten ve çocuk vesayet altında ise vasinin ve vesayet makamının düşüncesini aldıktan sonra, ana ve babanın haklarını ve çocuk ile olan kişisel ilişkilerini düzenler.' hükmünü amirdir. Velayeti almayan tarafın, çocukla kişisel ilişki kurma hakkı, hem ebeveyn için hem de çocuk için temel bir haktır. Mahkemenin, velayet konusunda bir karar verirken, aynı zamanda, velayeti alamayan ebeveyn ile çocuk arasındaki kişisel ilişkiyi de, çocuğun üstün yararını gözeterek, açık, net, uygulanabilir ve infazda tereddüt yaratmayacak şekilde 're'sen' (kendiliğinden) düzenlemesi zorunludur. Hükümde, görüşme günlerinin, saatlerinin, tatil ve bayram dönemlerinin nasıl olacağının ayrıntılı bir şekilde belirtilmesi gerekir. Mahkemenin, kişisel ilişki konusunda hiçbir düzenleme yapmaması, kanunun emredici hükmüne aykırıdır ve velayeti alamayan tarafın ve çocuğun temel bir hakkını ihlal eder.