Bir kimse, TCK m. 245/2 uyarınca, başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme suçundan yargılanmaktadır. Sanık, savunmasında, ürettiği kartların manyetik şeritlerinin veya çiplerinin bozuk olduğunu, bu nedenle bu kartlarla işlem yapmanın teknik olarak mümkün olmadığını ileri sürmüştür. Bu savunmanın, suçun oluşumuna etkisi nedir? 'Elverişlilik' unsuru bu suçta aranır mı?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #65245

Bu savunma, eğer ispatlanırsa, sanığın beraat etmesini veya eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığının kabulünü gerektirebilir. TCK m. 245/2'deki suç, bir tehlike suçudur. Ancak, her tehlike suçunda olduğu gibi, suçun konusu olan şeyin (burada sahte kart), o tehlikeyi yaratmaya 'elverişli' olması gerekir. Eğer üretilen sahte kartlar, teknik bir bozukluk nedeniyle, hiçbir şekilde bir ATM'de veya POS cihazında okutulamayacak, yani banka sistemiyle bir bağlantı kuramayacak nitelikteyse, bu kartlar suçun konusu olmaya 'elverişli' değildir. Bu durumda, 'işlenemez suç' (elverişsiz konu) hali söz konusu olur ve failin cezalandırılması mümkün olmaz. Mahkemenin, bu savunma karşısında, el konulan sahte kartlar üzerinde bir bilirkişi incelemesi yaptırarak, kartların teknik olarak çalışıp çalışmadığını, bir bankacılık işlemi yapmak için elverişli olup olmadığını tespit etmesi gerekir. Eğer rapor, kartların tamamen işlevsiz olduğunu ortaya koyarsa, suçun maddi unsuru oluşmadığı için beraat kararı verilmelidir. Eğer kartlar kısmen işlevsel veya onarılabilir bir kusura sahipse, eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı (TCK m. 35) değerlendirilebilir.