Bir davada, taraflardan birinin vekili olan avukat, karşı tarafın tanığına, mahkeme başkanı aracılığıyla değil, doğrudan soru sormuştur. Bu usul hukuka uygun mudur? HMK'ya göre tanığa soru sorma usulü nasıldır?
Bu usul, HMK'nın güncel düzenlemesine göre hukuka uygundur. Eski HUMK döneminde, taraflar ve vekilleri tanığa ancak hakim aracılığıyla soru sorabiliyordu. Ancak 6100 sayılı HMK, bu usulü değiştirerek, daha etkin ve adil bir sorgulama yöntemi olan 'doğrudan soru sorma' (çapraz sorgu benzeri) sistemini benimsemiştir. HMK m. 261/4, 'Taraflar, tanığa doğrudan soru yöneltebilirler. Tarafların yönelttikleri sorular ve tanığın bu sorulara verdiği cevaplar tutanağa geçirilir.' hükmünü amirdir. Bu hüküm uyarınca, taraflar (ve vekilleri), önce kendi tanıklarına, sonra da karşı tarafın tanığına, hakimden izin almalarına veya hakim aracılığına gerek olmaksızın, 'doğrudan' soru sorabilirler. Hakim, bu süreci yönetir ve sadece sorulan sorunun davayla ilgili olmaması veya tanığı yanıltmaya, küçük düşürmeye yönelik olması gibi durumlarda soruya müdahale edebilir veya izin vermeyebilir. Dolayısıyla, avukatın karşı taraf tanığına doğrudan soru sorması, HMK'nın getirdiği modern usul kurallarına tamamen uygundur.