Bir boşanma davasında, tarafların evlilik birliği içinde edindikleri bir arsa üzerine, eşlerden birinin ailesinin (örneğin babasının) maddi desteğiyle bir ev inşa edilmiştir. Mal rejiminin tasfiyesi sırasında, bu evin mülkiyeti ve değeri nasıl paylaştırılır? Diğer eşin ailesinin yaptığı bu katkı, tasfiyede nasıl dikkate alınır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #65228

Bu durum, mal rejiminin tasfiyesinde sıkça karşılaşılan karmaşık bir sorundur. Kural olarak, evlilik birliği içinde, eşlerden birine ait bir arsa üzerine inşa edilen ev, TMK m. 684 uyarınca arazinin 'bütünleyici parçası (mütemmim cüz)' haline gelir ve arsanın mülkiyetine tabi olur. Yani, ev arsa kimin adınaysa, hukuken onundur. Ancak, tasfiye sırasında, evin inşasına yapılan katkılar dikkate alınır. Süreç şu şekilde işler: 1) Eklenecek Değer Tespiti: Diğer eşin ailesinin (üçüncü kişinin) evin inşası için yaptığı maddi destek, hukuken, o eşe yapılmış bir 'bağışlama' veya 'karşılıksız kazandırma' olarak kabul edilir. Bu bağışlanan para, o eşin 'kişisel malı' sayılır (TMK m. 220/2). Mal rejiminin tasfiyesinde, bir eşin kişisel malının, diğer eşin edinilmiş malına (arsa) yatırım olarak kullanılması durumunda, bu katkı, denkleştirme (TMK m. 230) ve katkı payı alacağı (TMK m. 227) hesaplamalarında dikkate alınır. 2) Değer Artış Payı Hesabı: Evin inşası, arsanın değerinde bir artışa neden olmuştur. Katkıyı yapan eş (ailesinden aldığı parayla), bu değer artışından pay alma hakkına sahip olur. Buna 'değer artış payı alacağı' denir (TMK m. 227). Bilirkişi, evin inşa edildiği tarihteki katkı miktarını ve tasfiye anındaki evin (ve dolayısıyla arsanın) güncel değerini tespit eder. Katkıyı yapan eş, yaptığı katkının toplam maliyete oranına göre, evin tasfiye anındaki değerinden pay alır. Yani, ailesinin yaptığı katkı, diğer eşin malvarlığında bir zenginleşme yarattığı için, bu zenginleşmenin tasfiyede iadesi sağlanır.