Bir boşanma davasında, tarafların evlilik birliği içinde edindikleri malların paylaşımı da talep edilmektedir. Mahkeme, boşanma kararıyla birlikte, mal rejiminin tasfiyesine ilişkin de bir karar verebilir mi? Yoksa bu iki dava birbirinden ayrılmalı mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #65224

Mal rejiminin tasfiyesi davası, boşanma davasının bir fer'isi (eki) niteliğinde olmakla birlikte, ondan bağımsız, ayrı bir davadır. Bu nedenle, kural olarak bu iki davanın birlikte görülmesi zorunlu değildir ve mahkeme boşanma kararıyla birlikte mal rejiminin tasfiyesine karar veremez. Usul şu şekilde işler: 1) Boşanma Davasının Sonucu Beklenir: Mal rejiminin tasfiyesine karar verilebilmesi için, öncelikle boşanma kararının verilmiş ve 'kesinleşmiş' olması gerekir. Çünkü mal rejimi, boşanma davasının açıldığı tarihte sona erer, ancak tasfiye, boşanma kesinleşince yapılabilir. 2) Ayrı Dava veya Birleştirme: Taraflar, boşanma davasıyla birlikte veya ondan ayrı olarak mal rejiminin tasfiyesi davası açabilirler. Eğer birlikte açılmışsa veya sonradan açılan dava ilk davayla birleştirilmişse, mahkeme, öncelikle boşanma davasını karara bağlar. Bu kararın kesinleşmesini 'bekletici mesele' yapar ve daha sonra mal rejiminin tasfiyesi davasını görmeye devam eder. Uygulamada, genellikle mahkemeler, yargılamayı uzatmamak için, tarafların talebi üzerine, mal rejiminin tasfiyesi davasının, boşanma davasından 'ayrılmasına (tefrikine)' ve ayrı bir esas üzerinden görülmesine karar verirler. Sonuç olarak, boşanma ve mal paylaşımı, iki ayrı dava olup, tasfiyeye karar verilebilmesi için boşanmanın kesinleşmesi şarttır.