Bir kimse, VUK m. 359'da düzenlenen 'defter ve belgeleri gizleme' suçundan yargılanmaktadır. Sanığın, vergi idaresinin defter ve belgeleri istemesinden önce, bu defter ve belgeleri bir yangın sonucu kaybettiği ve bu konuda mahkemeden 'zayi belgesi' aldığı anlaşılmıştır. Bu durumun, sanığın cezai sorumluluğuna etkisi nedir?
Bu durum, sanığın cezai sorumluluğunu ortadan kaldırır. VUK m. 359'daki gizleme suçunun oluşabilmesi için, sanığın, var olan ve ibrazı istenen defter ve belgeleri, 'varlığını bildiği halde' ibraz etmemesi, yani kasten gizlemesi gerekir. Suçun manevi unsuru, kasıttır. Eğer defter ve belgeler, sanığın iradesi dışında bir 'mücbir sebep' (VUK m. 13 - yangın, sel, deprem vb.) nedeniyle yok olmuşsa, sanığın bu defterleri ibraz etmesi fiilen imkansız hale gelir. Bu imkansızlık, fiilin hukuka aykırılığını veya sanığın kastını ortadan kaldırır. Sanığın, olaydan sonra mahkemeden usulüne uygun olarak bir 'zayi belgesi' almış olması, bu mücbir sebep iddiasını ispatlayan çok güçlü bir delildir. Bu durumda, gizleme suçunun unsurları (özellikle manevi unsur olan kasıt) oluşmadığı için, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekir. Mücbir sebep, hem vergi cezaları (usulsüzlük) hem de vergi suçları (gizleme) açısından sorumluluğu ortadan kaldıran bir nedendir.