Bir boşanma davasında mahkeme, davalı kadın yararına aylık 1.000 TL tedbir nafakasına hükmetmiştir. Dava devam ederken, davacı erkek, davalı kadının başka bir kişiyle fiilen evliymiş gibi birlikte yaşamaya başladığını iddia ve ispat etmiştir. Bu durumun, devam eden tedbir nafakasına etkisi ne olur?
Bu durum, tedbir nafakasının kaldırılmasına neden olur. TMK m. 169 uyarınca hükmedilen tedbir nafakası, boşanma davası süresince, tarafların ve çocukların geçimini sağlamaya yönelik geçici bir önlemdir. TMK m. 176/3, 'İrat biçiminde ödenmesine karar verilen maddî tazminat veya nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar; alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evli gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde mahkeme kararıyla kaldırılır.' hükmünü amirdir. Bu hüküm, kural olarak yoksulluk nafakası için düzenlenmiş olsa da, Yargıtay tarafından, niteliğine uygun düştüğü ölçüde, tedbir nafakası için de kıyasen uygulanmaktadır. Davalı kadının, başka bir kişiyle fiilen evli gibi birlikte yaşamaya başlaması, onun artık davacı kocanın maddi desteğine ihtiyacının kalmadığına veya bu desteği talep etmesinin dürüstlük kuralına (TMK m. 2) aykırı olduğuna dair güçlü bir karine oluşturur. Davacı erkeğin bu durumu ispatlaması halinde, mahkemeden, değişen bu koşullar nedeniyle, daha önce hükmettiği tedbir nafakasının, bu durumun öğrenildiği tarihten itibaren 'kaldırılmasını' talep edebilir ve mahkeme bu talebi kabul eder.