Bir eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında, taraflardan biri, uyuşmazlığın çözümü için gerekli olan ticari defterlerini mahkemeye ibraz etmekten kaçınmıştır. HMK'ya göre, ticari defterlerin ibraz edilmemesinin hukuki sonucu nedir?
Ticari defterlerin ibraz edilmemesinin hukuki sonucu, HMK m. 222'de özel olarak düzenlenmiştir ve bu, normal bir belgenin ibraz edilmemesinden daha ağır bir yaptırıma tabidir. HMK m. 222/5'e göre, 'Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.' Bu koşulları taşıyan ticari defterler, sahibi lehine 'kesin delil' niteliği taşıyabilir. Ticari bir uyuşmazlıkta, taraflardan biri, kendi ticari defterlerine delil olarak dayanmış ve karşı taraf da kendi defterlerini ibraz etmemiş veya hiç tutmamışsa, defterlerini ibraz eden tarafın defter kayıtları, karşı taraf aleyhine delil olarak kabul edilir. Daha da önemlisi, eğer mahkeme, uyuşmazlığın çözümü için zorunlu gördüğü ticari defterlerin ibrazına karar vermiş ve taraf, haklı bir sebep olmaksızın bu defterleri ibraz etmemişse, mahkeme, ibraz etmeyen tarafın, iddiasını ispatlamış olan diğer taraf karşısında, iddiasının doğruluğunu kabul etmiş sayabilir. Yani, defterleri ibrazdan kaçınma, karşı tarafın iddialarının, başkaca bir delile gerek kalmaksızın, doğru kabul edilmesi gibi çok ağır bir yaptırımla sonuçlanabilir. Bu, ticari hayatta defter tutma yükümlülüğünün ne kadar önemli olduğunu gösteren bir kuraldır.