Bir davada, davacı, ıslah yoluyla dava değerini 50.000 TL'den 150.000 TL'ye çıkarmıştır. Davalı taraf, ıslaha karşı 'zamanaşımı def'inde' bulunmuştur. Islahla artırılan 100.000 TL'lik kısım için zamanaşımı, davanın ilk açıldığı tarihe göre mi, yoksa ıslahın yapıldığı tarihe göre mi değerlendirilir?
Islahla artırılan 100.000 TL'lik kısım için zamanaşımı, 'ıslahın yapıldığı tarihe' göre değerlendirilir. HMK m. 177/1'de düzenlenen ıslah, tek taraflı bir usul işlemidir ve karşı tarafın veya mahkemenin kabulüne bağlı değildir. Ancak ıslah, geriye yürümez. Yani, davanın açılmasıyla kesilen zamanaşımı, sadece ilk dava dilekçesindeki talep miktarı (50.000 TL) için geçerlidir. Islahla ileri sürülen yeni 100.000 TL'lik talep, hukuken ıslahın yapıldığı tarihte ileri sürülmüş yeni bir talep gibidir. Bu nedenle, davalının bu yeni talebe karşı zamanaşımı def'inde bulunma hakkı vardır. Mahkeme, bu 100.000 TL'lik kısım için zamanaşımı süresinin dolup dolmadığını, davanın açıldığı tarihe değil, ıslah dilekçesinin verildiği veya ıslahın sözlü olarak yapıldığı duruşma tarihine göre hesaplar. Eğer ıslah tarihinde, bu 100.000 TL'lik alacak için zamanaşımı süresi dolmuşsa, davalının zamanaşımı def'i kabul edilir ve bu kısma ilişkin talep reddedilir.