Bir boşanma davasında, tarafların müşterek çocuğu için tedbir nafakasına hükmedilmiştir. Yargılama devam ederken, nafakayı ödemekle yükümlü olan eş, diğer eşin çocuğa yeterince bakmadığını ve nafakayı amacı dışında kullandığını iddia ederek, nafaka ödemeyi durdurmuştur. Bu davranışın hukuki sonuçları nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #65206

Nafaka yükümlüsünün bu davranışı hukuka aykırıdır ve ciddi sonuçlar doğurur. Mahkeme tarafından hükmedilen bir tedbir nafakası kararı, bir ara karar olmasına rağmen, İcra ve İflas Kanunu anlamında bir 'ilam' niteliğindedir ve derhal icra edilebilir. Nafaka alacaklısı olan eş, ödenmeyen nafakalar için ilamlı icra takibi başlatabilir. Nafaka yükümlüsünün, 'diğer eşin nafakayı kötüye kullandığı' iddiası, nafaka borcunu ortadan kaldıran veya ödemeyi durdurma hakkı veren bir gerekçe değildir. Bu, ancak ayrı bir dava konusu (velayetin değiştirilmesi veya nafakanın kaldırılması/azaltılması davası) olabilir. Mahkeme kararı değiştirilmediği veya kaldırılmadığı sürece, nafaka borcu muaccel olmaya devam eder. Nafaka yükümlüsünün ödemeyi durdurmasının sonuçları şunlardır: 1) İcra Takibi: Hakkında ilamlı icra takibi başlatılır ve borç, faiziyle birlikte kendisinden tahsil edilir. 2) Nafaka Yükümlülüğünü İhlal Suçu (TCK m. 233/1 - Aile Hukukundan Kaynaklanan Yükümlülüğün İhlali): Bu suçun unsurları oluşabilir. 3) Boşanma Davasında Kusur: Mahkeme kararını yerine getirmemek, boşanma davasında bu eş için ağır bir kusur olarak değerlendirilir ve davanın sonucu (tazminat, velayet vb.) aleyhine etkilenebilir.