Bir davada, davacı, ıslah dilekçesi vererek talep sonucunu artırmıştır. Islah dilekçesi davalıya tebliğ edilmeden, mahkeme davayı karara bağlamıştır. Bu durum, usul hukuku açısından nasıl bir sonuç doğurur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #65203

Bu durum, davalının savunma hakkının ve hukuki dinlenilme hakkının (HMK m. 27) ağır bir ihlalidir ve Yargıtay tarafından mutlak bir bozma nedeni olarak kabul edilir. Islah, iddianın veya savunmanın genişletilmesi anlamına gelir. Davacı, ıslahla talep sonucunu artırdığında, davalıya bu yeni ve artırılmış talebe karşı savunma yapma, itiraz etme ve yeni deliller sunma hakkı tanınmalıdır. Bu hakkın kullanılabilmesi için, ıslah dilekçesinin HMK'nın genel hükümleri uyarınca davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi ve davalının beyanda bulunması için kendisine bir süre verilmesi zorunludur. Mahkemenin, ıslah dilekçesini davalıya tebliğ etmeden ve onun savunmasını almadan, bu ıslah edilmiş talebi de dikkate alarak bir karar vermesi, yargılamanın en temel ilkelerinden olan 'silahların eşitliği' ve 'savunma hakkı' ilkelerini yok sayması anlamına gelir. Bu nedenle, bu şekilde verilen bir karar, usulün esasına ilişkin ağır bir hata nedeniyle bozulur.