TCK m. 53/1'deki hak yoksunlukları, sadece Türk vatandaşları hakkında mı uygulanır, yoksa Türkiye'de suç işleyen yabancılar hakkında da uygulanabilir mi?
TCK m. 53/1'deki hak yoksunlukları, nitelikleri gereği, büyük ölçüde Türk vatandaşlarına özgü hakları kapsar ve bu nedenle kural olarak sadece Türk vatandaşları hakkında uygulanır. Örneğin: 1) TCK m. 53/1-a'daki 'sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesi' (memuriyet), kural olarak Türk vatandaşlarına tanınan bir haktır. 2) TCK m. 53/1-b'deki 'seçme ve seçilme ehliyeti', Anayasa uyarınca sadece Türk vatandaşlarına aittir. 3) TCK m. 53/1-d'deki 'siyasi parti ... yöneticisi veya denetçisi olmak', Siyasi Partiler Kanunu gereği Türk vatandaşı olmayı gerektirir. Vakıf, dernek, şirket yöneticiliği gibi bazı haklar yabancılar tarafından da kullanılabilse de, TCK m. 53'ün genel ruhu, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığına bağlı hak ve ehliyetlerin kısıtlanmasına yöneliktir. Yabancılar hakkında ise, TCK m. 59'da düzenlenen ve daha özel bir güvenlik tedbiri olan 'sınır dışı edilme' kararı verilebilir. Dolayısıyla, Türkiye'de suç işleyip hapis cezasına mahkum olan bir yabancı hakkında, TCK m. 53'teki hak yoksunluklarına değil, koşulları varsa sınır dışı edilme tedbirine hükmedilmesi daha doğru ve kanunun amacına uygun bir yaklaşımdır.