Bir davada, davacı, dava dilekçesinde belirttiği tanıklardan birinin, yurt dışında yaşadığını ve Türkiye'ye gelmesinin mümkün olmadığını bildirmiştir. Mahkeme, bu tanığın beyanını nasıl alabilir? Uluslararası adli yardımlaşma (hukuki istinabe) bu süreçte nasıl işler?
Mahkeme, yurt dışındaki bu tanığın beyanını 'uluslararası adli yardımlaşma' veya 'hukuki istinabe' yoluyla alabilir. Bu süreç, Türkiye'nin taraf olduğu ikili veya çok taraflı uluslararası sözleşmelere (örneğin, 1970 tarihli Hukukî veya Ticarî Konularda Yabancı Memleketlerde Delil Sağlanması Hakkında Lahey Sözleşmesi) ve ilgili ülkenin iç hukukuna göre işler. İzlenmesi gereken genel usul şudur: 1) İstinabe Talebi: Davanın görüldüğü Türk mahkemesi, tanığa sorulacak soruları da içeren bir 'istinabe talepnamesi' düzenler. Bu talepname, Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü aracılığıyla, tanığın yaşadığı ülkenin yetkili adli makamına gönderilir. 2) Talebin Yerine Getirilmesi: Yabancı ülkenin yetkili adli makamı (mahkeme veya konsolosluk), kendi iç hukuk usullerine göre tanığı davet eder ve Türk mahkemesinin gönderdiği soruları sorarak ifadesini alır. Bu ifade, bir tutanağa geçirilir. 3) Dosyanın İadesi: Yabancı makam, aldığı ifadeyi ve ilgili tutanakları, yine diplomatik kanallar veya Adalet Bakanlığı aracılığıyla, talepte bulunan Türk mahkemesine geri gönderir. Günümüzde, video konferans (SEGBİS benzeri) sistemlerle de istinabe yapılması giderek yaygınlaşmaktadır. Bu yöntem, daha hızlı ve etkili bir çözüm sunmaktadır. Mahkeme, bu yolları kullanarak yurt dışındaki tanığın ifadesini dosyaya kazandırmakla yükümlüdür.