Bir kişi, komşusunun sürekli olarak yüksek sesle müzik dinlemesi ve gürültü yapması nedeniyle rahatsız olmaktadır. Bu durum, mülkiyet hakkına bir 'el atma' olarak nitelendirilebilir mi? Eğer evet ise, bu hangi tür bir el atmadır ve malikin başvurabileceği hukuki yollar nelerdir?
Evet, bu durum mülkiyet hakkına bir el atma olarak nitelendirilebilir. Bu, bir 'dolaylı el atma' veya 'taşkınlık' örneğidir. Gürültü, duman, koku gibi maddi olmayan (negatif) etkilerin, komşu taşınmaza, katlanma sınırını aşacak derecede sirayet etmesi, mülkiyet hakkının sağladığı huzur içinde kullanma ve yararlanma yetkisini ihlal eder. Bu, TMK m. 683'teki genel el atmanın önlenmesi davasının yanı sıra, TMK m. 730 ve m. 737'de düzenlenen 'komşuluk hukuku' kuralları çerçevesinde de özel bir korumaya tabidir. Malikin başvurabileceği hukuki yollar şunlardır: 1) El Atmanın Önlenmesi Davası (TMK m. 683, m. 737): Malik, Sulh Hukuk Mahkemesi'nde (komşuluk hukukundan kaynaklandığı için), komşusunun taşkınlığa son vermesi, yani gürültü yapmaktan kaçınması için bir dava açabilir. Mahkeme, bilirkişi marifetiyle gürültü seviyesini ölçtürerek, bunun katlanma sınırını aşıp aşmadığını tespit eder ve gerekirse davalıyı gürültü yapmaktan meneden bir karar verebilir. 2) Tazminat Davası (TBK m. 49 vd.): Eğer bu gürültü, malikin sağlığında bir bozulmaya veya malvarlığında bir değer kaybına yol açmışsa, ayrıca maddi ve manevi tazminat davası da açılabilir. 3) İdari Başvuru: Ayrıca, Çevre Kanunu ve Kabahatler Kanunu uyarınca, belediye zabıtasına veya çevre denetim birimlerine şikayette bulunularak, gürültü yapan komşu hakkında idari para cezası uygulanması da sağlanabilir.