Boşanma davasında, tarafların müşterek çocuğu, idrak çağında (örneğin 10 yaşında) ise, velayet konusunda bir karar verilmeden önce, mahkemenin bu çocuğu dinlemesi zorunlu mudur? Bu zorunluluğun hukuki dayanağı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #65184

Evet, zorunludur. İdrak çağında olan (yani olayları anlama, değerlendirme ve kendi fikrini oluşturma yeteneğine sahip) bir çocuğun, kendisini doğrudan ilgilendiren velayet konusunda mahkeme tarafından dinlenmesi, hem uluslararası sözleşmelerden hem de ulusal mevzuattan kaynaklanan bir zorunluluktur. Hukuki dayanakları şunlardır: 1) Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme (Madde 12): Bu sözleşme, görüşlerini oluşturma yeteneğine sahip her çocuğun, kendisini etkileyen tüm konularda görüşlerini serbestçe ifade etme hakkını tanır ve bu görüşlere çocuğun yaşı ve olgunluk derecesine göre gereken özenin gösterilmesini emreder. 2) TMK m. 339/son: 'Çocuk, korunmasında ve bakımında kendisine sürekli özen gösteren ana ve babasının fiil ve davranışları hakkında düşüncesini ifade etme olanağına sahiptir.' 3) Yargıtay'ın Yerleşik İçtihatları: Yargıtay, istikrarlı bir şekilde, idrak çağındaki çocuğun, velayet konusunda uzman (pedagog, sosyal çalışmacı) eşliğinde, baskı altında kalmayacağı bir ortamda, bizzat hakim tarafından dinlenmesinin ve görüşünün alınmasının, çocuğun üstün yararının tespiti için zorunlu bir usul kuralı olduğunu belirtmektedir. Çocuğun görüşü tek başına bağlayıcı olmasa da, hakimin kararını verirken dikkate alması gereken en önemli unsurlardan biridir. Bu dinleme işlemi yapılmadan verilen bir velayet kararı, eksik inceleme nedeniyle bozma sebebidir.