Bir davada, davacı, dava dilekçesinde dayandığı delillerin bir kısmını sunmuş, bir kısmının ise başka bir şehirdeki bir kamu kurumunda olduğunu belirtmiştir. Mahkeme, bu delilleri nasıl toplamalıdır? HMK'daki 'istinabe' (adli yardım) kurumu bu süreçte nasıl bir rol oynar?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #65182

Mahkeme, bu delilleri toplamak için HMK'daki farklı usulleri kullanır. Davacının elinde olan delilleri, davacı doğrudan dosyaya sunar. Başka bir yerdeki kamu kurumunda olan deliller için ise iki temel yol izlenir: 1) Müzekkere Yolu (HMK m. 195): Eğer delil, bir belge, dosya veya kayıt ise, mahkeme, delilin bulunduğu yerdeki kamu kurumuna doğrudan bir müzekkere (resmi yazı) yazarak, delilin onaylı bir örneğinin veya aslının mahkemeye gönderilmesini ister. Bu en pratik ve yaygın yoldur. 2) İstinabe Yolu (HMK m. 196): Eğer delil, sadece bir belge olmayıp, yerinde incelenmesi gereken bir durumu (örneğin başka şehirdeki bir taşınmazın keşfi) veya başka bir şehirde yaşayan bir tanığın dinlenmesini gerektiriyorsa, mahkeme 'istinabe' yoluna başvurur. İstinabe, bir mahkemenin, kendi yargı çevresi dışında yapılması gereken bir usul işlemini, o yerdeki mahkemeden yapmasını istemesidir. Mahkeme, delilin bulunduğu yerdeki aynı dereceli mahkemeye (örneğin Ankara Asliye Hukuk Mahkemesi, İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'ne) bir 'istinabe talimatı' yazar. İstinabe olunan mahkeme (naip hakim), bu talimat doğrultusunda keşfi yapar veya tanığı dinler, tutanağını düzenler ve dosyayı asıl mahkemeye geri gönderir. İstinabe, delillerin coğrafi olarak dağınık olduğu durumlarda yargılamanın yürütülmesini sağlayan önemli bir adli yardım mekanizmasıdır.