Bir kimse, sahte oluşturulmuş bir banka kartını, kullanmak amacıyla değil, sadece bir başkasına satmak amacıyla üretmiştir. Kartı sattıktan sonra, satın alan kişi bu kartı kullanarak menfaat temin etmiştir. Kartı üreten ve satan kişinin, TCK m. 245/3'teki 'sahte kartı kullanarak yarar sağlama' suçuna 'iştirakten' sorumluluğu doğar mı?
Kural olarak, kartı üreten ve satan kişinin, TCK m. 245/3'e iştirakten sorumluluğu doğmaz. Onun eylemi, TCK m. 245/2'deki 'sahte banka veya kredi kartı üretmek ve satmak' suçunu oluşturur ve bu suçla sorumluluğu tamamlanır. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, m. 245/2 ve m. 245/3 ayrı ve bağımsız suçlardır. Bir kişinin, sattığı sahte kartın daha sonra başkası tarafından kullanılacağını bilmesi, kullanma suçuna iştirak iradesinin (şeriklik iradesi) varlığı için tek başına yeterli değildir. İştirak için, failin, diğerinin işleyeceği belirli bir suça (kullanma suçuna) yönelik ortak bir suç işleme kararı ve fiil üzerinde ortak bir hakimiyet kurma iradesi gerekir. Kartı satmakla, fail, kart üzerindeki hakimiyetini devretmiş ve kendi suçunu (m. 245/2) tamamlamıştır. Satın alan kişinin daha sonra kartı nerede, ne zaman ve nasıl kullanacağı, satan kişinin kontrolü dışındadır. Bu nedenle, satan kişi m. 245/2'den, kullanan kişi ise m. 245/3'ten ayrı ayrı ve kendi fiillerinden sorumlu olurlar. Ancak çok istisnai durumlarda (örneğin, belirli bir hedefe yönelik olarak kartı üretip, kullanma eylemini birlikte planlayıp, menfaati paylaşmaları gibi) iştirak hükümleri uygulanabilir.