Bir kimse, başkasına ait kredi kartını çalarak, bu kartla bir kuyumcudan 10.000 TL değerinde altın satın almıştır. Kuyumcu, işlemi yaparken gerekli özeni göstermemiş, kimlik kontrolü yapmamıştır. Daha sonra kartın çalıntı olduğu anlaşılmış ve banka, harcama itirazı (chargeback) üzerine, bu 10.000 TL'yi kart sahibine iade etmiş, ancak parayı kuyumcudan tahsil edememiştir. Bu olayda, TCK m. 245/1 suçunun mağduru kimdir? Kart sahibi mi, banka mı, yoksa kuyumcu mu?
Bu olayda, TCK m. 245/1 suçunun nihai mağduru, malvarlığında fiilen ve hukuken azalma meydana gelen 'banka'dır. Süreci analiz edersek: 1) İlk anda, harcama yapıldığında, malvarlığı azalan kişi 'kart sahibi' gibi görünmektedir. 2) Ancak, bankacılık kuralları ve tüketiciyi koruyan yasalar gereği, kart sahibi, usulüne uygun bir harcama itirazında bulunduğunda, banka bu haksız işlemi iptal etmek ve parayı kart sahibinin hesabına iade etmekle yükümlüdür. Bu iade ile birlikte kart sahibinin zararı giderilmiş olur ve mağdur sıfatı ortadan kalkar. 3) Banka, bu parayı üye işyeri olan kuyumcudan tahsil etmeye çalışır. Eğer kuyumcu, işlemi yaparken kimlik kontrolü gibi gerekli güvenlik prosedürlerine uymamışsa, banka parayı kuyumcudan tahsil edemeyebilir veya bu konuda bir uyuşmazlık doğar. Ancak cezai sorumluluk açısından, haksız yararı sağlayan failin eylemi sonucunda, hukuken parayı ödemek zorunda kalan ve malvarlığı eksilen kurum bankadır. Kuyumcunun zararı ise, failin dolandırıcılık eyleminden veya banka ile arasındaki sözleşmesel ilişkiden kaynaklanan bir zarardır. Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre, bu tür olaylarda suçun doğrudan mağduru, finansal riski üstlenen ve ödemeyi yapan banka olarak kabul edilir.