Bir limited şirketin, tasfiye edilerek ticaret sicilinden silinmesinden sonra, şirketin geçmiş dönemlerine ait bir vergi borcu ortaya çıkmıştır. Bu durumda, amme alacağı kimden veya kimlerden tahsil edilir? Kanuni temsilcinin sorumluluğu ile ortağın sorumluluğu arasındaki fark nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #65168

Tüzel kişiliği sona eren bir limited şirketin geçmiş dönem borçları için, hem kanuni temsilcilerine hem de ortaklarına gidilebilir. Ancak bu iki grubun sorumluluğu nitelik ve kapsam olarak farklıdır. 1) Kanuni Temsilcinin (Müdürün) Sorumluluğu (VUK m. 10, 6183 sk. Mük. m. 35): Kanuni temsilcinin sorumluluğu, 'kusura dayalı' ve 'müteselsil' bir sorumluluktur. Yani, temsilcinin, vergi ödevlerini yerine getirmemesi nedeniyle bu borcun doğmuş olması ve amme alacağının şirketten tahsil edilememesi gerekir. Bu koşullar varsa, temsilci, borcun 'tamamından' diğer temsilcilerle birlikte müteselsilen (zincirleme) sorumludur. 2) Ortağın Sorumluluğu (6183 sk. m. 35): Ortağın sorumluluğu, 'kusursuz' ve 'sermaye payı oranında' sınırlı bir sorumluluktur. Ortağın borcun doğumunda bir kusuru olup olmadığına bakılmaz. Sorumluluğu, şirketten tahsil edilemeyen borcun sadece kendi sermaye payına isabet eden kısmı ile sınırlıdır. Vergi idaresi, bu durumda, genellikle borcun tamamı için kanuni temsilciye, payı oranındaki kısmı için ise ortağa ayrı ayrı ödeme emirleri göndererek takip yapar.