Bir tacir, vergi incelemesi sırasında, istenen defter ve belgelerinin bir kısmını ibraz etmiş, ancak bir kısmını ibraz etmemiştir. Vergi idaresi, ibraz edilmeyen defterlere dayanarak matrahı re'sen takdir etmiş ve vergi ziyaı cezası kesmiştir. Mükellef, bu cezaya karşı açtığı davada, 'ibraz edilmeyen defterlerdeki kayıtların, ibraz edilen defterlerdeki kayıtların aynısı olduğunu, dolayısıyla vergi kaybı olmadığını' iddia etmektedir. Bu savunma hukuken geçerli midir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #65162

Bu savunma hukuken geçerli değildir. Vergi hukukunda 'ispat külfeti' kuralları, genel hukuktan farklılıklar gösterir. VUK m. 3/B'ye göre, 'Vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya, ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti esastır.' Ancak, bu gerçek mahiyetin, kanunen tutulması ve ibrazı zorunlu olan defter ve belgelerle ispatlanması gerekir. Mükellef, kanuni defter ve belgelerini ibraz etme yükümlülüğünü (VUK m. 253, 256) yerine getirmediğinde, bu defterlerde kendi lehine olabilecek kayıtların varlığını iddia edemez. Defterlerin ibraz edilmemesi, VUK m. 30/3 uyarınca re'sen takdir nedenidir. Bu durumda, ispat külfeti yer değiştirir ve matrahın, idarenin takdir ettiğinden daha az olduğunu ispatlama yükümlülüğü mükellefe geçer. Mükellef, ibraz etmediği defterlerin içeriğini, sonradan başka delillerle (örneğin, karşı tarafın kayıtları, tanık beyanı vb.) ispatlayamaz. Defterleri ibraz etmeyerek, en temel ispat aracını ortadan kaldırdığı için, bu durumun sonuçlarına katlanmak zorundadır. Dolayısıyla, mahkeme, mükellefin bu savunmasını dinlemez ve idarenin re'sen takdir ettiği matrahın hukuka uygunluğunu, dosyadaki diğer verilere göre değerlendirir.