Bir kimse, kasten işlediği bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkum olmuştur. Bu kişi, cezasının infazı sırasında, TCK m. 53/1-e bendi uyarınca 'kendi sorumluluğu altında serbest meslek erbabı veya tacir olarak' mesleğini veya sanatını icra etmekten yoksun bırakılmıştır. Bu yasak, hükümlünün bir başkasının yanında işçi veya memur olarak çalışmasına engel teşkil eder mi?
Hayır, engel teşkil etmez. TCK m. 53/1-e'deki yasaklama, lafzı itibarıyla sınırlıdır. Hüküm, kişinin 'kendi sorumluluğu altında serbest meslek erbabı veya tacir olarak' faaliyet göstermesini yasaklamaktadır. Bu, kişinin kendi adına bir işyeri açmasını, kendi nam ve hesabına ticari veya mesleki faaliyette bulunmasını engeller. Örneğin, cezası infaz edilen bir mühendisin kendi mühendislik ofisini açması veya bir tacirin kendi dükkanını işletmesi bu yasak kapsamındadır. Ancak bu yasak, kişinin bir başkasının işyerinde, onun emir ve denetimi altında, bir hizmet sözleşmesine dayalı olarak 'işçi' veya 'memur' statüsünde çalışmasını engellemez. Çünkü bu durumda kişi, 'kendi sorumluluğu altında' değil, işverenin veya amirin sorumluluğu altında çalışmaktadır. Hak yoksunluklarını düzenleyen hükümler, temel hak ve özgürlükleri kısıtladığı için dar yorumlanmak zorundadır. Dolayısıyla, hükümdeki ifade, kıyas yoluyla genişletilerek, kişinin ücretli çalışma hakkını da kapsayacak şekilde yorumlanamaz.