Bir haksız fiil nedeniyle açılan tazminat davasında, hem hukuk mahkemesinde hem de ceza mahkemesinde bilirkişi raporu alınmıştır. Hukuk mahkemesindeki kusur oranını belirleyen bilirkişi raporu ile ceza mahkemesindeki kusur oranını belirleyen rapor arasında farklılık bulunmaktadır. Hukuk hakimi, bu raporlardan hangisiyle bağlıdır?
Hukuk hakimi, bu raporlardan hiçbirisiyle mutlak olarak bağlı değildir. TBK m. 74, '...ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine... ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz' hükmünü içerir. Bu kural, kararın dayanağı olan bilirkişi raporları için de geçerlidir. Hukuk hakimi, hem ceza dosyasındaki raporu hem de kendi dosyasında aldırdığı raporu, HMK m. 282 uyarınca 'serbestçe' takdir eder. Ceza davasındaki bilirkişi incelemesi, cezai sorumluluğun tespiti (kast, taksir, olası kast gibi) amacıyla yapılırken; hukuk davasındaki inceleme, hukuki sorumluluğun ve tazminatın belirlenmesi (müterafik kusur, illiyet bağı vb.) amacıyla yapılır. İki alanın kusur anlayışı ve amacı farklıdır. Hukuk hakimi, ceza dosyasındaki raporu bir 'takdiri delil' olarak değerlendirebilir, ondan faydalanabilir, ancak o rapordaki kusur oranını aynen kabul etmek zorunda değildir. Eğer kendi dosyasındaki bilirkişi raporunu daha yeterli, gerekçeli ve uyuşmazlığa uygun buluyorsa, o raporu esas alarak karar verir. Raporlar arasında çelişki varsa, bu çelişkiyi gidermek için ek rapor alabilir veya yeni bir bilirkişi heyeti görevlendirebilir. (Bkz. Yargıtay 3. HD, 2016/722 E., 2017/10719 K.)