Bir dava dilekçesinde, davacı, davalıya ait olan ve uyuşmazlığın çözümünde kilit rol oynayan bir belgenin, üçüncü bir kişi olan bankada bulunduğunu belirtmiştir. Mahkeme, bu delili toplamak için nasıl bir usul izlemelidir? HMK m. 195 ve m. 221 bu konuda nasıl bir yol gösterir?
Mahkeme, HMK m. 195 ve m. 221'i birlikte uygulayarak delili toplamalıdır. İzlenmesi gereken usul şudur: HMK m. 195, genel olarak tarafların elinde bulunmayan delillerin mahkemece getirtileceğini düzenler. HMK m. 221 ise, delil niteliğindeki belgenin üçüncü bir kişi veya kurumun elinde olması haline özgü bir düzenlemedir. Mahkeme, öncelikle bu belgenin davayı aydınlatmak için 'zorunlu' olduğuna kanaat getirmelidir. Bu kanaate vardıktan sonra, HMK m. 221/1 uyarınca, üçüncü kişi olan bankaya bir müzekkere (resmi yazı) yazarak, söz konusu belgenin mahkemeye ibraz edilmesini 'emreder'. Banka, kanuni bir istisna (banka sırrı gibi, ancak mahkeme kararıyla aşılabilecek) olmadıkça, bu emre uymakla yükümlüdür. Eğer banka, haklı bir sebep olmaksızın belgeyi ibraz etmezse, mahkeme HMK m. 221/3 uyarınca, tanıklığa ilişkin disiplin hükümlerini (para cezası vb.) uygulayabilir. Kısacası mahkeme, tarafların ulaşamadığı ancak varlığı ve yeri belli olan bu delili, resmi yazışma yoluyla doğrudan ilgili kurumdan talep ederek dosyaya kazandırmakla yükümlüdür.