Bir ceza davasında, sanığın eyleminin hem TCK m. 117/1 (iş ve çalışma hürriyetinin ihlali) hem de TCK m. 125 (hakaret) suçlarını oluşturduğu iddia edilmektedir. Örneğin sanık, işyerine yeni bir dükkan açan rakibine, müşterilerin içinde 'sen bu işi yapamazsın beceriksiz herif' diyerek bağırmıştır. Bu durumda suçların içtimaı kuralları nasıl uygulanır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #65139

Bu durumda, eğer koşulları oluşmuşsa, her iki suçtan da ayrı ayrı ceza verilmesi (gerçek içtima) gerekir. İş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçu (TCK m. 117/1), kişinin çalışma ve gelir elde etme özgürlüğünü korurken, hakaret suçu (TCK m. 125) kişinin onur, şeref ve saygınlığını korur. Korunan hukuki değerler farklıdır. Sanığın eylemi, eğer TCK m. 117/1'in aradığı 'cebir, tehdit veya hukuka aykırı başka bir davranışla' çalışma hürriyetini fiilen engelleme boyutuna ulaşmışsa, bu suç oluşur. Aynı olay sırasında sarf edilen 'beceriksiz herif' sözü ise, kişinin onurunu zedeleyici nitelikte olduğu için ayrıca hakaret suçunu oluşturur. Hakaret içeren sözler, TCK m. 117/1'deki suçun zorunlu bir unsuru veya aracı değildir. Suç, hakaret olmaksızın da işlenebilir. Dolayısıyla, tek bir olaylar dizisi içinde, farklı fiillerle (bağırarak engellemeye çalışma ve hakaret etme) birden fazla suç işlenmiş olur. Bu nedenle, sanık hakkında hem iş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçundan hem de hakaret suçundan ayrı ayrı hüküm kurulması gerekir.