VUK m. 353 ve m. 355'te düzenlenen özel usulsüzlük cezaları ile VUK m. 359'da düzenlenen vergi kaçakçılığı suçları arasında içtima ve tekerrür hükümleri uygulanabilir mi? Örneğin, sahte fatura düzenleme (VUK m. 359) fiilini işleyen bir kişiye, bu fiil aynı zamanda belge düzenine aykırılık teşkil ettiği için ayrıca özel usulsüzlük cezası da kesilebilir mi?
VUK m. 340, bu konuda özel bir içtima yasağı getirmiştir. Bu maddeye göre, 'Vergi Usul Kanununda yazılı vergi cezaları (vergi ziyaı, genel ve özel usulsüzlük) ile 359 uncu maddede ve diğer kanunlarda yazılı cezalar, içtima ve tekerrür hükümleri bakımından birleştirilemez.' Bu, vergi kabahatleri ile vergi suçlarının tamamen ayrı rejimlere tabi olduğu ve birbirini etkilemediği anlamına gelir. Dolayısıyla, bir fiil hem özel usulsüzlük kabahatini hem de VUK m. 359'daki vergi kaçakçılığı suçunu oluşturuyorsa, bu iki yaptırım birleştirilmez. Ancak, vergi idaresi, fiilin kabahat yönüyle ilgili olarak vergi ziyaı ve/veya usulsüzlük cezasını keserken, aynı zamanda fiilin suç teşkil etmesi nedeniyle Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunur. Savcılık da ayrı bir ceza soruşturması ve kovuşturması yürütür. Sonuç olarak, aynı fiil nedeniyle kişi, hem vergi dairesi tarafından kesilen idari nitelikteki vergi cezasına (ancak Yargıtay sahte belge kullanma fiiline özel usulsüzlük kesilemeyeceğini belirtir, bu ayrı bir konudur) hem de ceza mahkemesi tarafından verilen adli nitelikteki hapis cezasına mahkum edilebilir. Bu durum, 'aynı fiilden dolayı iki kez yargılanmama (ne bis in idem)' ilkesinin bir ihlali olarak görülmez, çünkü yaptırımların niteliği (idari ve adli) farklıdır.