Bir vergi mükellefi hakkında, sahte fatura düzenlediği iddiasıyla vergi incelemesi başlatılmıştır. Mükellef, inceleme devam ederken, 7143 sayılı Kanun gibi bir yapılandırma kanunundan yararlanarak katma değer vergisi yönünden matrah artırımında bulunmuştur. Matrah artırımında bulunulması, mükellef hakkında 'sahte fatura düzenleme' fiiline dayalı olarak VUK m. 353 uyarınca özel usulsüzlük cezası kesilmesine engel teşkil eder mi? (Bkz. Danıştay 3. Daire, 2021/2792 E., 2023/1142 K.)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #65132

Evet, engel teşkil eder. Matrah ve vergi artırımını düzenleyen yapılandırma kanunlarının temel amacı, ihtilafları sona erdirmek ve mükelleflere belirli güvenceler sağlamaktır. 7143 sayılı Kanun'un 5. maddesi, matrah artırımında bulunan mükellefler nezdinde, artırımda bulunulan vergi türü ve dönemler için 'vergi incelemesi ve tarhiyatı yapılamayacağını' hükme bağlamıştır. Her ne kadar kanun, sahte belge düzenleme gibi fiilleri işleyenleri kural olarak bu haktan yararlandırmasa da, Danıştay 3. Dairesi'nin 2023/1142 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, eğer inceleme sonucunda sahte fatura düzenlendiğine dair somut bir tespit yapılamamış ve mükellefin matrah artırımından yararlanmasına izin verilmişse, artık bu mükellef hakkında o döneme ilişkin bir vergi incelemesi yürütülemez. Özel usulsüzlük cezası da, kural olarak bir vergi incelemesi veya tespit tutanağına dayanılarak kesilir. Vergi incelemesi yapma imkanı ortadan kalktığına göre, bu incelemeye bağlı olarak kesilmesi gereken özel usulsüzlük cezasının da kesilmesi hukuken mümkün değildir. Matrah artırımı, o dönemle ilgili olarak devlete karşı tüm vergi yükümlülüklerinin yerine getirildiği ve defterlerin kapatıldığı anlamına gelir.