Bir kimse, 'çalışırsan seni öldürürüm' diyerek eski eşinin bir işyerinde çalışmasını engellemiştir. Mağdur, bu olaydan sonra şikayetinden vazgeçmiştir. Bu durumda sanık hakkında açılan kamu davasının akıbeti ne olur? Tehdit suçu ile iş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçunun şikayete tabi olup olmamasını karşılaştırarak açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #65125

Bu durumda kamu davası düşmez ve yargılamaya devam edilir. Sanığın eylemi, bir bütün olarak TCK m. 117/1'deki iş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçunu oluşturur. Bu suçun temel hali, TCK m. 118/1 uyarınca takibi 'mağdurun şikayetine bağlı' bir suçtur. Ancak, aynı suçun TCK m. 119'da sayılan nitelikli hallerle (silahla, birden fazla kişiyle vb.) işlenmesi veya tehdit unsurunun TCK m. 106/2'deki nitelikli tehdit (öldürme tehdidi gibi) boyutuna ulaşması halinde, suç şikayete tabi olmaktan çıkar ve re'sen soruşturulur. Somut olayda, 'seni öldürürüm' şeklindeki tehdit, TCK m. 106/1'in ikinci cümlesindeki 'hayata yönelik' nitelikli bir tehdittir. İş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçu, bu nitelikli tehdit aracıyla işlendiği için, artık şikayete tabi değildir. Mağdurun sonradan şikayetinden vazgeçmesi, kamu davasının düşmesi sonucunu doğurmaz. Savcılık ve mahkeme, yargılamaya re'sen devam etmekle yükümlüdür. Eğer tehdit, 'ayağını kırarım' gibi basit bir tehdit olsaydı, suç şikayete tabi olur ve vazgeçme ile dava düşerdi.