Bir ceza davasında, sanığın eyleminin TCK'da düzenlenen hem 'hırsızlık' hem de 'mala zarar verme' suçlarını oluşturduğu tespit edilmiştir. Örneğin, sanık bir arabanın camını kırarak içindeki çantayı çalmıştır. Bu durumda sanığa her iki suçtan da ayrı ayrı mı ceza verilir, yoksa suçlardan biri diğeri içinde erir mi?
Bu durumda sanığa her iki suçtan da ayrı ayrı ceza verilir. Burada gerçek içtima kuralları uygulanır. Hırsızlık suçu (TCK m. 141), başkasının zilyetliğindeki taşınır bir malı, zilyedinin rızası olmadan kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden almaktır. Mala zarar verme suçu (TCK m. 151) ise, başkasının taşınır veya taşınmaz malını kısmen veya tamamen yıkmak, tahrip etmek, yok etmek, bozmak, kullanılamaz hale getirmek veya kirletmektir. Sanığın, arabanın camını kırması, hırsızlık suçunu işleyebilmek için bir araç fiil olsa da, aynı zamanda bağımsız bir hukuki değeri (mülkiyet hakkını, malın bütünlüğünü) ihlal eden ayrı bir suçtur. Cam kırma fiili, hırsızlık suçunun zorunlu bir unsuru değildir. Hırsızlık, kapısı açık bir arabadan da yapılabilirdi. Cam kırma fiili, hırsızlık suçunun işlenişini kolaylaştırmakla birlikte, ondan bağımsız olarak mala zarar verme suçunun tüm unsurlarını taşımaktadır. Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre, bu tür durumlarda bileşik suç (TCK m. 42) hükümleri uygulanmaz ve fail, hem hırsızlık suçundan (ki burada konut eklentisi veya kilitlenmiş eşya içinden işlendiği için nitelikli hal olan TCK m. 142 uygulanabilir) hem de mala zarar verme suçundan ayrı ayrı cezalandırılır.