Bir şirket, iflas etmemesine ve tasfiye sürecine girmemesine rağmen, fiilen tüm faaliyetlerini durdurmuş, adresinde bulunamamakta ve malvarlığı da tespit edilememektedir. Bu şirketten amme alacağını tahsil edemeyen vergi dairesi, şirketin kanuni temsilcisini (yönetim kurulu başkanı) takip edebilir mi? 6183 sayılı Kanun'daki 'tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağı' kavramı bu durumda nasıl yorumlanmalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #65120

Evet, vergi dairesi şirketin kanuni temsilcisini takip edebilir. 213 sayılı VUK m. 10 ve 6183 sayılı Kanun m. Mükerrer 35, kanuni temsilcilerin sorumluluğuna gidebilmek için amme alacağının şirketten 'tahsil edilememesi' veya 'tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması' koşulunu arar. 'Tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması', şirketin iflas veya tasfiye gibi hukuki süreçlere girmesini zorunlu kılmaz. Vergi dairesinin, şirket hakkında tüm yasal takip yollarını denemesine rağmen (ödeme emri tebliği, bilinen adreslerde araştırma yapılması, banka hesaplarına ve tapu/trafik kayıtlarına haciz tatbiki vb.) borcu karşılayacak herhangi bir malvarlığına ulaşamaması, şirketin fiilen 'acıziçinde' olduğunu ve borcun şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşıldığını gösterir. Bu durumda, vergi dairesi, şirketin malvarlığı araştırması sonucunda düzenleyeceği 'aciz fişi' veya benzeri bir belgeye dayanarak, amme alacağının tamamı için (ortakların sorumluluğundan farklı olarak) müteselsilen sorumlu olan kanuni temsilci hakkında ödeme emri düzenleyerek takip başlatabilir.