Bir ceza davası sonucunda sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmünde, sanığın TCK m. 53/1-c bendi uyarınca kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmiştir. Bu karar hukuka uygun mudur? (Bkz. Yargıtay 7. CD - Karar : 2019/30374)
Bu karar, TCK m. 53/3'ün yanlış yorumlanması nedeniyle hukuka aykırıdır. TCK m. 53/3, 'Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ya da koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz.' hükmünü amirdir. Bu hüküm, kişinin fiilen cezaevi dışında olduğu durumlarda (erteleme, denetimli serbestlik, koşullu salıverilme), çocuğuyla olan bağının kopmaması ve ebeveynlik görevlerini yerine getirebilmesi amacıyla getirilmiş özel bir istisnadır. Kişi cezaevine girdiğinde bu hakları fiilen kullanamaz hale gelir, ancak cezaevinden çıktığı (koşullu salıverildiği) andan itibaren bu haklarını yeniden kullanmaya başlar. Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin 2019/30374 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, mahkemenin, bu hak yoksunluğunu 'koşullu salıverilme tarihine kadar' devam ettirmesi, kanunun açık hükmüne aykırıdır. Doğru uygulama, bu hakların, hükümlünün sadece 'hapis hali' süresince kısıtlı olduğunu belirtmek veya bu konuda özel bir hüküm kurmaktan kaçınmaktır. Koşullu salıverilme ile birlikte bu hak yoksunluğu kendiliğinden sona erer.